|
EKMEK BİLGİLERİ
Ekmek nasıl yapılır?
Ekmek
;
Buğday unu ,maya, katkı maddesi, tuz ve suyun belli oranlarda
karıştırılıp yoğrulması ve hamurun belli bir süre mayalandıktan
sonra pişirilmesi ile elde edilen temel bir gıda maddesidir.
Karbonhidrat ve protein kaynağı olan ekmek, özellikle tahıla
dayalı bir beslenmenin yaygın olduğu ülkemizde, beslenme açısından
büyük öneme sahiptir. Türkiye’de, insanların gündelik hayatlarında
tükettikleri enerjinin yüzde 66’sı tahıllardan, bu oranın yüzde
56’lık kısmı yalnız başına ekmekten karşılanmaktadır.
Ülkemizde, kişi başına günde ortalama 450 gram ekmek
tüketilmektedir.
Un
;
Buğday unu, temizlenmiş ve tavlanmış buğdayın öğütülmesi ile elde
edilen yarı işlenmiş bir gıdadır.
Un kalitesi, genellikle unun ve hamurun ölçülebilir nitelikteki
fiziksel, kimyasal ve teknolojik özellikleri ile tahmin
edilmektedir. Genellikle kaliteli un deyimi ile kuvvetli un ifadesi
karıştırılmaktadır.
Unun kuvvetli oluşu, özellikle ekmekçilikte protein miktarı ve
kalitesi ile ilgilidir. Unların rengi, protein miktarı, protein
kalitesi, uniformitesi, su tutma kapasitesi, yoğurma ve fermantasyon
töleransı, hamurun gaz meydana getirme kabiliyeti, glutenin gaz
tutma kapasitesi ekmeklik unların başlıca kalite göstergeleridir.
Ekmeklik unlar öğütme işleminden hemen sonra kullanılmazlar. Yaz
aylarında en az iki hafta, kış aylarında ise normal şartlarda 3
hafta dinlendirilerek olgunlaştırılmaları gerekir. Bu dinlendirme
sonucu un oksidasyona uğramakta, bunun sonucu unun rengi ağarmakta,
hamur kolay işlenebilirlik kazanmakta, hamurun mayalanma kabiliyeti
artmakta, daha kaliteli ve verimli ekmek elde edilmektedir.
Su
;
Hamurda, diğer bileşenlerin karışmasını sağlayan, hamura arzu edilen
akışkan yapıyı kazandıran mayalanmayı temin eden ve son ürün
kalitesi üzerinde etkili olan bir bileşendir. Ekmek yapımında orta
sertlikte su kullanılmalıdır (8-12 Fransız sertliği).
Tuz
;
Genel anlamda sodyum ve klor elementlerinden ibaret beyaz kristal
bir maddedir. Ekmeğe tat vermesinin yanında hamur yapısını
düzeltmektedir.
Maya ; İlk ekmeğin üretimi ile ilgili
bilgiler MÖ 4000 yıllarında, Babil’e
kadar uzamasına rağmen, ilk mayalı ekmek üretiminin MÖ 1800
yıllarında eski Mısır’da, hamurun tesadüfen kendi haline
bırakılmasıyla gerçekleştiği bilinmektedir. Başta ekmek olmak üzere
genellikle çeşitli fırın ürünlerinin üretiminde mayalanma, hamurda
hacim artışı ve karbondioksitin varlığı ile ortaya çıkmaktadır. Maya
faaliyetinin en verimli olduğu sıcaklık 30-36 derece, bağıl nem
%60-70'tir.
Ekmek yapım işlemleri
Yoğurma Ekmek üretiminde ilk önemli
işlem, hamuru oluşturmak üzere çeşitli maddelerin, karışımın
(hamurun) her tarafına aynı elastikiyet ve yoğunluğu kazandıracak
şekilde yoğrulmasıdır.
Fermantasyon Yoğurmadan sonra
hamurun belli bir süre mayalanması (fermente edilmesi) gereklidir.
Zira, hafif yüksek hacimli kaliteli bir ekmek üretimi için
fermantasyon şarttır.
Hamur işleme Kazan
fermantasyonu ile hamurun pişirilmesi arasındaki sürede, hamur şu
işlemlerden geçer: Kesme –Yuvarlama – Ara fermantasyon – Şekil verme – Son
fermantasyon --Bıçak atma
Pişirme sonucu, hamur, sıcaklık yardımıyla kolayca hazmedilebilen
aromatik bir ürüne (ekmeğe) dönüşür.Ekmeğin ortalama pişirme
sıcaklığı 220-245 derece, pişirme süresi ise ekmek büyüklüğüne bağlı
olarak 18-20 dakikadır.
EKMEĞİN BAYATLAMASI
Ekmek,
depolanması sırasında tüketici kabulunun azalmasına neden olan bazı
değişmelere maruz kalır. Bayatlama olarak tanımlanan ve son derece
karmaşık bir olay olan bu değişmeleri basit terimlerle bütün olarak
ifade etmek oldukça güçtür. Bayatlama; ekmek piştikten sonra oluşan
ve organizmaların neden olduğu değişmelerin dışında kalan diğer
değişmelerin tümü olarak tanımlanmıştır.
Bayatlama sırasında ekmeğin fiziksel özelliklerinde birçok
değişmeler meydana gelmektedir: a) Tad ve koku değişimi b)
Sertliğin artması c) Ekmek içi ufalanmasının artması d) Ekmek
içinin opaklığının artması e) Ekmek içinin su bağlama
kapasitesinin azalması f) Ekmek içinden ekstrakte edilebilir
çözünmüş nişasta miktarının azalması g) Nişastanın amilaz
enzimine duyarlılığının azalması h)"Differential thermal
analysis" teknikleriyle ölçülebilen ısısal özelliklerin değişmesi. Bayatlama sırasında ekmek kabuğunda oluşan değişmeler, ekmek
içinde olan değişmelerden belirgin olarak farklıdır. Kabuğun kolayca
çiğnenemeyen ve kırılgan olmayan yumuşak bir yapıya dönüşmesinin,
temel olarak suyun ekmek içinden kabuğa doğru göç etmesiyle ilişkili
olduğu görülmektedir. Ekmek fırından çıktığında taze iken %2-5
oranında su içeren kabuk, kurudur. Bu koşullarda ekmek kabuğu gevrek
bir yapıda olup tüketicinin istediği özelliklere sahiptir. Ancak
depolanma süresi ile birlikte ekmeğin iç kısmındaki su kabuğa doğru
yayılmakta ve kabuk, gevrekliğini veya çıtırlığını kaybederek
kırılgan olmayan yumuşak bir yapı kazanmaktadır.
Ekmeğin içinde oluşan değişmeler ise kabuk kısmının uğradığı
değişmelere kıyasla çok daha karmaşıktır. Ekmek içinin
sertleşmesinin basit bir koruma olayı olmadığı yaklaşık 150 yıl
gösterilmiştir. Bugüne kadar yapılan çalışmalarla, ekmek içinin
sertleşmesinin retogradasyon olarak tanımlanan nişastanın çözelti
içinde kendiliğinden çökelmesi veya tekrar kristal yapı kazanması
ile ilişkili olduğu görüşü ağırlık kazanmıştır.
Belirli formülasyon ve işlem değişkenlerinin uygulanması ile
bayatlama hızı az da olsa yavaşlatılabilinirse de, ekmeğin daha
yumuşak olarak üretilebilmesi ve daha uzun süre taze olarak
saklanabilmesi, temel olarak yüzey aktif maddelerinin kullanımı ile
mümkün olmaktadır. Bu konuda gösterilen yoğun çabalara ve elde
edilen gelişmelere rağmen, ekmek hala bozulabilir bir gıda maddesi
olup raf ömrünün uzatılması muhtemelen ekmek sanayinin karşılaştığı
en güç ve bugüne kadar tamamen çözümlenmemiş bir problemini
oluşturmaktadır.
|